Archive for the ‘4.5 aylık bebek gelişimi’ Category

  4.5 aylık bebek gelişimi,    bebek gelişimi 6.ay,    4 aylık bebek bakımı,    ay aya bebek gelişimi,
BEBEKLERDE DOĞUŞTAN KALÇA ÇIKIĞI

Doğuştan Kalça Çıkığı, çocuklarda sık görülen, erken anlaşılıp tedavi edilmezse kalıcı sakatlıklara yol açabilen bir sorundur. Üst bacak kemiğinin başı ile kalça eklemi arasında değişik derecelerde uyumsuzluk vardır. Bebek anne karnında gelişirken oluşan bazı problemler, kalça çıkığına neden olur. Kızlarda, ilk bebeklerde, makat gelişiyle doğan bebeklerde ve ailede kalça çıkığı öyküsü olanlarda daha sık görülmektedir.
Genellikle, kalça tek taraflı olarak etkilenir. Hiç belirti vermeyebilir. Bebeğin bir bacağı daha kısa görünebilir, uyluktaki cilt kıvrımları asimetrik olabilir. Bebeğin bacaklarını rahatça yana açamadığı fark edilebilir. Bebeklikte anlaşılmamış vakalarda, yürümeye başladığında yalpalama, topallama, parmak ucunda yürüme görülebilir.
Sağlam bebek izleminde, doktorunuz kalça kontrollerini de yapacak, şüphelenirse kalça grafisi veya ultrasonu ile kesin tanıyı koyacaktır. Daha sonra bir ortopedi uzmanına gönderileceksiniz. Özel bazı cihazlar veya alçılar yardımıyla kalça eklemi istenen pozisyona getirilecek, normal gelişim sağlanacaktır. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa, sonuç o kadar iyi ve tedavi o kadar kolay olacaktır. Geç kalınmış vakalarda, ameliyat gerekli olacaktır.
Bebekte tam gelişmemiş bir kalça eklemi mevcutsa, kalça çıkığına meydan vermemek için bebeği sıkıca sarıp kundaklamaktan, hareketini kısıtlayacak sıkı kıyafetler giydirmekten, küçük bez kullanmaktan kaçınmak gerekir.

GEBELİĞE HAZIRLIK, NE KADAR DOĞURGANSINIZ?, yenı doğmuş bebek,    bebek 2 aylık,    4.5 aylık bebek gelişimi,    ay ay anne karnında bebek gelişimi,
 

NE KADAR DOĞURGANSINIZ?
Henüz çocuk istemiyor ama anne ya da baba olup olmayacağınızı da illaki merak ediyorsanız yaptırabileceğiniz testler var.
Erkekte spermiyogram, kadında ise adetin 2’nci veya 3’üncü gününde PSH hormonuna baktırmak en temel doğurganlık testleri olarak kabul ediliyor
Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin bir yıl korunmasız ilişki sonrasında çocuk sahibi olamama durumu ‘infertilite’ olarak kabul ediliyor ve hekime başvurmak gerekiyor. Ancak günümüzde insanlar doğurganlıklarının düzeylerinin ne olduğunu, kalıcı partnerleri olmadan, çocuk istemeden dahi merak edip, öğrenmek istiyor. Olaya tıbbi olarak yaklaşıldığında, eğer hiçbir infertilite belirtisi yoksa herhangi bir test yaptırmak önerilmiyor ama kişi illaki merak ediyor ve öğrenmek istiyorsa da, erkekte ve kadında uygulanabilecek testler mevcut. Erkekte spermiyogram, kadında ise adetin ikinci veya üçüncü gününde PSH hormonuna baktırmak en temel doğurganlık testleri olarak gösteriliyor.
KISIRLIK TEŞHİSİ KONSA BİLE…
İnsanların doğurganlık kapasiteleri birçok nedene bağlı olarak değişebiliyor. Bir kadın üst üste hamile kalabiliyorken, bir diğeri hiç hamile kalamayabiliyor. Aynı şey erkekler için de geçerli ve spermin yapısı, hareketliliği, sayısı gibi birçok neden, doğurganlık seviyesini etkiliyor. Ancak üzerinde durulması gereken konu, çocuk sahibi olmak için tek başına bir kadının doğurganlık kapasitesinin yeterli olmadığı ve erkekle kadının birlikte değerlendirilmesi gerektiği…
Aslında infertilite ya da çocuk sahibi olamama bir kesinlik durumu olarak ifade edilmiyor. Araştırmalar, infertilite teşhisi konmuş kişilerin üçte birine yakın kısmının zaman içinde çocuk sahibi olduğunu gösteriyor.
Sperm testi 2-3 günlük cinsel perhizden sonra yapılıyor
Çocuk sahibi olması için bir çiftin 3 faktöre ihtiyacı var. Bunlardan biri sperm, diğeri yumurta, üçüncüsü de spermle yumurtanın birleşmesini sağlayacak normal bir anatomik ortam. Bu da tüplerin açık veya kapalı olmasına bağlı. Son olarak da embriyonun yapışıp gelişeceği normal bir rahmin olması gerekiyor. Doğurganlık testleri de bunlara bağlı olarak yapılıyor.
Erkekler için testlerin son derece basit olduğunu söyleyen Prof. Dr. Aydın Arıcı, sperm analizi sonucunda son derece geniş bir bilgiye ulaşmanın mümkün olduğunu belirterek, şu bilgileri veriyor:
“Bu testin 2-3 günlük bir cinsel perhizden sonra, yani en son ejakülasyonun (boşalmanın) üzerinden 2-3 gün geçtikten sonra yaptırılmasını öneriyoruz. Spermlerin hareketliliğine bakıyoruz ve en az yüzde 60’ının hareketli olmasını istiyoruz. En önemli faktörlerden biri de spermlerin şekli. Test için herhangi bir erkeğin spermine bakıldığında sperm hücresinde doğal olarak yüzde 40’a yakın şekil anormallikleri vardır. Çift başlıdır, çift kuyrukludur, iri başlıdır, küçük başlıdır, eksik kuyrukludur gibi… İşte bunların sayısı artarsa infertiliteye sebebiyet verirler. Sperm hacminin çok az ya da çok fazla olması da doğurganlığın zor olmasına neden olur.”
KADINLARINKİ ZOR!
Asıl üretkenliğin merkezi kadınlar olduğu için, onlara uygulanacak testler de biraz daha detaylı… Kadınlarda öncelikle yumurtlama fonksiyonları araştırılıyor. Normal olarak her kadının 28 günlük adet döneminde 14’üncü gün yumurtlamanın gerçekleşmesi gerekiyor. Bu noktada hormonal değişiklikleri saptamak için gerekli testler yapılıyor. Testlerden ilki, adetin 3’üncü günü yapılan kan testi. Bu dönemde östrojen en düşük düzeye indiği için yumurtalıktaki yumurta rezervi kolaylıkla tespit edilebiliyor.
Adetin 3’üncü günü hem östrojene bakılıyor hem de yumurtalığın fonksiyonunu kontrol eden PSH hormon testi yapılıyor. Ayrıca, yumurtlamayı da etkileyen, ama aslında göğüslerden süt üretimini kontrol eden prolaktin hormonu da test ediliyor. Ayrıca hem genel sağlık açısından, hem de gebelik ve yumurtalık açısından son derece önemli bir hormon olan troid hormonuna, TSH’ya bakılıyor.
Prof. Arıcı, bunlara ek olarak 14’üncü gündeki yumurtlamadan bir hafta sonra yani 21’inci günde yumurtlama olup olmadığını anlamak için, progesteron hormonuna da bakılmasında yarar olduğunu hatırlatıyor. Bu testler net bir şekilde yumurtlama fonksiyonunun normal olup olmadığını, yumurtalık rezervlerinin ne kadar kaldığını ve bu konuda yapılması gerekenleri açıklıyor. Eğer bu noktalarda sorun tespit edildiyse de ilave olarak yapılması gereken bazı testler bulunuyor.

İkiz yetiştirme
bebek bakımı, on aylık bebek kilosu,    gebelikte bebeğin,    4 5 aylık bebek gelişimi,    bebeğim 4 aylık,

İkizleri kesinlikle tek bir birey olarak düşünmemeli ve buna göre davranmamalıyız. Onların ayrı ayrı birer birey olduğunu kabul etmeli onlara da bunu kabul ettirmeliyiz. Bunun için temelde basit ancak bireyselleşmeye yardımcı olacak aşağıdaki bir kaç küçük ama çok önemli bireyselleştirme önerilerine dikkat etmeliyiz.

  • Onlara birbirini çağrıştımayan tamamen ayrı isimler verin
  • Onların kendi kıyafetleri olmasını sağlayın ve aynı giyimlerini mümkün olduğunca engelleyin. Eğer aynı şeylere sahipseler de ayrı günlerde giymelerini sağlayın.
  • Kıyafetlerini ayırın. Eşyalarını ayrı dolaplara yerleştirin böylece giysilerini kendileri seçmeye başladıklarında neyin kime ait olduğunu kolayca bilebilsinler.
  • Kendi oyuncakları olmasını sağlayın.Eğer herşey her ikisine de ait olursa bu onların birbirlerini ayrı düşünmelerini sağlar.
  • Onlara ‘ikizler’ demektense isimleri ile hitap edin ve diğerlerininde böyle yapmasını sağlayın.
  • Doğum günleri için iki ayrı küçük pasta hazırlayın ve doğumgünü şarkısını da iki kez söyleyin. Onlara ayrı hediyeler verin ve verdirin.
  • Evde babanın bir çocuk annenin de diğer çocuk ile ilgilenmesinden kaçının. İlginizi ve zamanınızı her ikisine eşit olarak bölmeye çalışın
  • Aynı çocuğu hep aynı aile büyüğüne bırakmaktan kaçının. Eğer bir müddet ikizlerden ayrı kalacaksanız onları ayrı ayrı aile büyüklerinin yanına bırakın. Böylece onlara ayrı yaşamaları konusunda deneyim kazandırın.
  • Ayrı zamanlarda her ikisini de tek olarak gezmeye ya da alışverişe götürün. Böylece onların tek başına ilgi görme ihtiyaçlarını karşılayın.
  • Ödül ve ceza konusunda kendinizi fazla adil olmaya zorlamayın. Birine kızdıysanız diğerine de kızmak zorunda olduğunuzu düşünmeyin.
  • Bebekliklerinden itibaren ayrı ayrı albüm hazırlayarak herbirine verdiğiniz “özel” önemi pekiştirin. Büyüdüklerinde bu onlar için çok özel bir armağan olacaktır.

Dr. Ayten Erdoğan